Gurbetteki Patronlar-İşçi gittiler, patron oldular (ARAŞTIRMA)

05 Nisan 2013 – 02:30 (MİLLİYET)

Almanya’ya 52 yıl önce işçi olarak gidenlerin çocukları ve torunları patron oldu. Almanya’daki 3 milyon gurbetçinin 80 bini, toplam 10.3 milyar euro yatırımla kendi işini kurarak işadamı oldu. Türk patronların Avrupa’daki işletmelerinin 2012 cirosu 38 milyar euro’yu aşarken, çalıştırdıkları kişi sayısı 380 bine ulaştı

  • inShare

Gurbetteki Patronlar-İşçi gittiler, patron oldular

Fehim GençTAVAK’ın araştırmasına göre, Almanya’daki Türk girişimci sayısı, 2012 sonunda 80 bin sınırını aştı. 1987’de 25 bin 500 olan Türk girişimcilerin sayısı, 2009’da 72 bin sınırını geçmişti.Avrupa’daki 5.2 milyon Türk arasında çalışan nüfus yaklaşık 2.9 milyon civarında.
Bu nüfus, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde toplam çalışanların yüzde 0.75’ini oluşturuyor. 1.3 milyon çalışan Türk, AB’nin cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’na (GSYİH) 2012 yılında 110 milyar euro katkı sağladı.


Orta sınıf doğuyor
Almanya’da kurulan ve gelişen işletmeler için önemli bir potansiyel oluşturan burjuva Türk kökenli bir orta sınıf doğuyor. Türk göçmenler arasında girişimcilik eğilimi kırılmaya uğramaksızın devam ediyor.
2008’de ekonomik krize rağmen kapanan Türk işletmelerin sayısı, kapanan Alman işletmelere göre daha az oldu, hatta yeni kuruluşlarda bir artış gözlendi. Yeni açılan işletmeler, klasik etno işletme kuramı dışında değişik ve Türklerin pek bulunmadığı sektörlerde ve yaratıcı karakteristikler taşıyor.

Hizmette sınır tanımıyorlar
Almanya’nın büyük kentlerinde ticaret, gastronomi, zanaatkarlık veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren  Türk işletmecilerin mal ve hizmet satışı yapmadığı hemen hemen hiç bir semt yok gibi. Ancak çok sayıda işletmenin son beş-on yıllık süre zarfında kurulmuş oldukları faktörü de göz önüne alındığında pazarda oturma için geçen süre oldukça kısa.
Bu işyerlerini kuran cesaretli ve başarılı girişimcilerin anavatanlarından getirdikleri geleneksel “ticari kültür ve tecrübe”leri olmadıkları halde büyük başarı gösterdiler.
2000’li yıllarda Türk girişimcilerin hizmet verdiği sektör sayısı 130’u geçti. Dedektiflik bürosundan yeni teknoloji üreten kuruluşlara, kanser araştırma merkezlerinden gen araştırma enstütülerine kadar birçok branşta Türk kuruluşları faaliyet gösteriyor.
Almanya’daki 80 bin Türk girişimcinin toplam yıllık ciroları 38 milyar euro’yu buluyor. 2008 krizi cirolarda belirli bir düşüşe sebep oldu. Bununla beraber, sürekli büyüyen ve yerleşik hale gelen işletmelerin ortalama ciroları 2012 yılında 480 bin euro sınırına kadar yükseldi.

80 bin Türk, 380 bin kişi çalıştırıyor

Almanya’ya ilk işçi kafilesinin yolcu edildiği 31 Ekim 1961’den bu yana 52 yıl geçti. İşçi olarak gidenlerin çocukları ve torunları zamanla iş kurdu, işadamı oldu. Almanya’daki patron Türklerin sayısı 80 bine,  çalıştırdıkları kişi sayısı 380 bine ulaştı.
Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK), “Avrupa Birliği ve Almanya’da Türk Girişimcilerinin Ekonomik Gücü Ve Türkiye İçin Önemi” konulu kapsamlı bir araştırmaya imza attı.
TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’in koordinatörlüğünde yapılan araştırma, Türk işadamlarının Avrupa’ya katkılarını gözler önüne seriyor. Bu yazı dizisinde TAVAK tarafından yapılan araştırmanın geniş bir özetini bulacaksınız.

Etnik başladılar, ulusal oldular
Türk girişimciler, yaşadıkları ülkelerin ayrılmaz birer parçaları oldu. TAVAK’ın değerlendirmesine göre Türk girişimcilerin yatırım toplamı 2012 sonunda 10.3 milyar euro’nun üstüne çıktı.
Son 20 yılda Türk kökenli girişimciler kenar ekonomilere sıkışmış yabancı serbest meslek sahipliğinden, yerli (Alman) girişimcilere dönüştü. Buna karşın bu olumlu gelişme federal Alman toplumunun bazı kesimlerince yeterince algılanamıyor. Ayrımcılık ve ırkçılık üzerinden oy rantı elde etmeye çalışan birtakım politik ve sosyal çevreler, Türk etnik ekonomisindeki büyümeyi gettolaşmanın yansıması olarak görmek ve göstermek istiyorlar.

Türk girişimciler 130 işkolunda faaliyet gösteriyor
Girişimcilik serüveni başlangıcında sadece 15 – 20 sektörde faaliyet gösteren Türk kökenli işletmeler, 2010 sonunda 130’un üzerinde farklı sektörde faaliyet gösterir hale geldi. Eğitim düzeyi yükseldikçe sektörler de çeşitlendi.
Çok yetersiz olmasına rağmen Türk gençleri arasında sürekli bir artış trendi gösteren mesleki ve akademik eğitim, genç yatırımcıları yeni ve değişik sektörlere yöneltti.
Baba ve dedelerin kurmuş olduğu memleket bağlantılı, kâr marjı az, yoğun emek ve zaman isteyen girişimcilik tarzı gittikçe azalıyor.
Serbest çalışan Türklerin sayısı 2012’de 79 bin 200’e ulaştı. 1987’de 25 bin 500 civarında olan sayı, yaklaşık 25 yıllık sürede yaklaşık 3 kat büyüme gösterdi. TAVAK’ın Türk haneleriyle Almanya’da gerçekleştirdiği anketin sonuçları; hane üyelerin yüzde 9.5’inin geçimini serbest çalışma yoluyla sağladığını ortaya koydu. Bunun anlamı; her 10 Türk hanesinden biri serbest meslekle geçimini sağlıyor.

MADALYONUN TERSİ- İşsizlik ve yoksulluk tırmanıyor

Öte yandan, Almanya’da halihazırda 700 bine yakın “çalışmaya engeli olmayan” Türk nüfus var. Türkler arasındaki işsizlik oranı, Almanlara göre 2 kat daha fazla. Çalışma engeli olmayan Türklerin 180 bini, iş bulamadıkları için işsiz. Mesleksizlikten kaynaklanan bu işsizlik, yabancı düşmanlığına mesnet yapılan en önemli unsur. TAVAK araştırmasında bu durum şöyle değerlendiriliyor:
“Almanya’daki Türklerin işsizlik oranı yüzde 30’u aştı ve Türk nüfusun yüzde 44’ü fakirlik sınırının altında yaşıyor. Türk işyerlerinin bir gettolaşma yarattığı iddiası da saçma önyargılara dayandırılıyor. Bilakis bu tür merkezler, çok  kültürlülüğün bir göstergesi, ‘tutucu’ olmayan ve dünyadaki diğer kültürlere saygılı olan bazı Almanlar bu mahallelerde yaşamayı tercih ediyor.Amerika’daki Chinatown’un yok olduğunu, ruhsuz bir Amerikan malı alışveriş merkezine dönüştürüldüğünü düşünelim; New-York diye bir şehir kalmazdı herhalde. Bu işyerleri, ne hedefledikleri grup, ne de ekonomik ilişkileri bakımından kapalı, kimselerin giremediği ‘getto’ sistemler değil. Sadece 52 yıl sonra bile ‘yabancı’ olgusuna henüz alışamamış tutucu Almanların önyargıları sözkonusu.”

Eurotürkler
Prof. Dr. Faruk Şen/Türkiye – Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı

52 yıllık bir göç geçmişinde AB ülkelerinde yaşayan insanlarımızın sayısı 5.2 milyon sınırını aştı.
31 Ekim 1961’de Almanya ile imzalanan Ankara Anlaşması ile Türk iş gücünün Almanya’ya gidişi ve onların sorunları Avrupa’nın gündeminden hiç düşmedi.
Türkiye olarak bizım bu konuya daha dikkatli bakmamız gerekirdi. Son yangınlar, Türklere yönelik saldırı, İslamofobi ve Türkofobi dikkatleri tekrar Avrupalı Türklere, başka bir tanımlama ile Eurotürklere yöneltti. Eurotürkler yabana atılacak bir grup değil. 5.2 milyonluk bir nüfus şu andaLüksemburg’un 13 katı, Danimarka nüfusuna eşit, Yunanistan nüfusunun yarısını oluştururken,Hollanda nüfusunun da 3’te 1’ine yakın bir kitle AB ülkelerinde yaşıyor.
Bu insanların sorunlarının dışında başarıları da dikkate alınacak gelişmeler. TAVAK Vakfı’nın tespitlerine göre yalnız Almanya’da 57 bin Türk kökenli üniversite öğrencisi var. Bunu bütün AB ülkelerine yönelttiğimiz zaman bu rakamın 80 bine ulaştığını görüyoruz. Artık AB’nin birçok ülkesinde Türk doktorları, Türk avukatları ve Türk üst düzey yöneticilerinin sayısı her geçen gün daha büyük boyutlara erişiyor. Politikada da artık Türklerin daha etkili olduğunu görüyoruz.
Ulusal parlamentolar ve eyalet parlamentolarında politika yapan Türk kökenlilerin sayısı her geçen gün artıyor. 40 sınırını aşıyor.
Türkiye’deki dizilere baktığımız zaman Avrupa’da eğitim görmüş gençlerin burada başarılı oldukları ortaya çıkıyor. Yavaş yavaş Avrupa’da artan ekonomik sıkıntılar ve Türklere yönelik saldırılar genç ve başarılı Türklerin ülkelerine dönmesini de beraberinde getiriyor. 2007  2011yılları arasında yalnız Almanya’dan 193 bin kişi, 40 yaşının altında akademik eğitim yapmış veya meslek öğrenmiş gencimiz biriktirdikleri kapitallerle Türkiye’ye geldiler ve başarılı işler yapıyorlar. Avrupalı Türklerin diğer bir boyutunu da tabii ki AB ülkelerinde kendi başına iş kurmuş ve bütün ekonomik krizlere ve baskılara rağmen işlerini devam ettiren başarılı girişimciler var.
40 yıllık Almanya yaşantımda ilk olarak bu konuda 1986’da bir araştırma yapmıştım. TAVAK Vakfı olarak son yaptığımız araştırmada bunun artık 150 bin sınırına yaklaştığını görüyoruz. Bu da Avrupalı Türklerin başarı öykülerinden biridir. Sayılara baktığımız zaman artık Avruplalı Türklerin AB’nin birçok küçük ülkesinden fazla bir katma değer yarattığını ve  ülkelerin GSMH’lara da katkıda bulunduğunu görüyoruz.
Euro Türkler öyküsünün olumlu yönlerini ortaya çıkarmak ve gerek Türkiye’deki gerek Avrupa’daki insanlara moral vermek de araştırma kurumlarının görevi olmalıdır.
Eurotürkler Türkiye ve Avrupa arasında ticarette de köprü görevi üstlenmektedirler. GTI ve Bentour gibi başarılı turizm şirketleri Avrupa’dan Türkiye’ye turist taşırken Baktat ve Marmara gibi şirketler de Türk mallarının Avrupa’ya ihracatını sağlamaktadırlar. 130’un üzerinde sektörde faaliyet gösteren bu insanların Türkiye’de ekonomik faaliyetleri büyüktür.
Türkiye dünyada nüfusuna göre en fazla göçmen gönderen ülke konumundadır. 1.3 milyarlıkÇin’in 55 milyonu, 1.1 milyarlık Hindistan’ın 35 milyon insanı kendi ülke sınırları dışında yaşarken, 75 miyonluk Türkiye’nin 6.6 milyon insanı kendi ülkesi sınırları dışında yaşamaktadır. Çin ve Hindistan’da takriben yüzde 3 göç oranı gözlemlenirken, Türkiye nüfusunun yüzde 8’e yakın bir bölümünü yurt dışında yaşatmaktadır. Bu araştırma belki de Türkiye’nin nüfusuna ciddi bir yaklaşımı da tartışmaya açar. Bugün 75 milyon olarak tanımladığımız ülkemize 6.6 milyon yurtdışında yaşayan Türkleri de eklersek bu 81 milyon sınırını aşan bir nüfusa sahip olduğumuzu ortaya çıkarır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>